<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Av. İbrahim Tıpırdamaz - Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</title>
	<atom:link href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/author/gokhan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Nov 2023 00:24:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/wp-content/uploads/2023/10/favicon-150x150.png</url>
	<title>Av. İbrahim Tıpırdamaz - Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</title>
	<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kiracı Hakları Kontratlı ve Kontratsız Kiracı Hakları</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/kiraci-haklari-kontratli-ve-kontratsiz-kiraci-haklari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kiraci-haklari-kontratli-ve-kontratsiz-kiraci-haklari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Nov 2023 00:24:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kiracıların Hakları Nelerdir? Kiracı hakları ve kiraya verenlerin sahip olduğu haklar merak konusudur. Evini kiraya veren ev sahibi de olsanız evi kiralayacak kiracı da olsanız ev kiralama sürecinde haklarınızın ve borçlarınızın neler olduğunu bilmeniz oldukça önemlidir. Bir kiracı olarak ev sahibi kiracıyı hangi şartlarda çıkarabilir? Veya ev sahibi olarak kiracıyı çıkarabilir miyim? Gibi soruların yanıtlarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/kiraci-haklari-kontratli-ve-kontratsiz-kiraci-haklari/">Kiracı Hakları Kontratlı ve Kontratsız Kiracı Hakları</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Kiracıların Hakları Nelerdir?</h2>
<p>Kiracı hakları ve kiraya verenlerin sahip olduğu haklar merak konusudur. Evini kiraya veren ev sahibi de olsanız evi kiralayacak kiracı da olsanız ev kiralama sürecinde haklarınızın ve borçlarınızın neler olduğunu bilmeniz oldukça önemlidir. Bir kiracı olarak ev sahibi kiracıyı hangi şartlarda çıkarabilir? Veya ev sahibi olarak kiracıyı çıkarabilir miyim? Gibi soruların yanıtlarını hem ev sahibi hem de kiracı bilmeli, haklarına ve borçlarına ehil olmalıdır. Aksi taktirde hem kiracı hem de kiraya veren olarak istenmeyen durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bu makalemizde kiracıların hakları başlığı altında en önemlilerinden bahsedeceğiz.</p>
<p>Tabi ki hatırlatmakta fayda var. Her sözleşme ve her somut olay kendi içinde değişkenler barındırır. Burada bahsedeceğimiz şartlar ve noktalar tam anlamıyla sözleşmenize uymayabilir. Bunu da göz önüne almanız gerekmektedir.</p>
<h2>Kiracının Hakları ve Borçları Nelerdir?</h2>
<p>Borçlar Hukukumuz gereğince kiracı ve ev sahibi arasındaki kira sözleşmesi artık senet usulü şeklinde işlemektedir. Kiracının bir mülkü kiralamadan önce kira sözleşmesini en ince detayına kadar okuması ve düzenletmesi yararına olacaktır.</p>
<p>Söz konusu ev sahibinin kiracıya karşı olan sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir. Bu sorumluluklar ayrıca yasalar tarafından koruma altına alınmıştır. Kiracı, ev sahibi ile problem yaşarsa, aşağıdaki maddeler ışığında hakkını arayabilir.</p>
<p>Kiraya veren haklı bir sebebi olmaksızın kiracıyı sözleşme dolmadan evden çıkaramaz. Haklı gerekçeler kanunla düzenlenmiş durumdadır. Ayrıca mevzu bahis haklı sebepler aşağıdaki başlıkta açıklanmıştır.</p>
<p>Borçlar Kanunu’nun 301. Hükmü ev sahibini kira sözleşmesinin devamı boyunca mülkü nasıl kiraladı ise o şekilde tutmakla yükümlü kılmaktadır. Bu hükme göre evin tadilat masrafları tamamen malike yani mülk sahibine aittir. Kiracı mülke yapılan masrafı kendi karşılayarak kira bedelinden düşme hakkına sahiptir. Söz konusu tadilatlarda önce ev sahibi ile anlaşmak ve tüm masrafları faturalandırmak yararınıza olacaktır.</p>
<p>Kiracı evin kiralanmasından sonra oluşan kusurlar sebebi ile evden yeterince yararlanamıyor ise bu kusurların giderilmesini ev sahibinden talep edebilir. Ancak burada önemli nokta bu kusurların sözleşmeden sonra ortaya çıkması veya sözleşme esnasında kiracı tarafından bilinmemekte olmasıdır. Eğer kiracı sözleşme esnasında bu kusurları bilerek sözleşme yaptı ise ev sahibinden bu kusurların giderilmesini ücretsiz şekilde talep edemez.</p>
<p>Kira sözleşmeleri, aksi sözleşme ile belirlenmediği taktirde sözleşmenin sona ereceği tarihten on beş gün öncesinde yeni sözleşme hazırlanmamışsa bir yıl uzar.</p>
<p>Kiracı kiraladığı mülkün kullanımını bir başkasına mülke zarar vermemek şartı ile devredebilir. Bunun için mülk sahibinin iznine ihtiyaç yoktur.<br />
Kiracının apartmanda yönetici olması mümkündür.<br />
Sigorta ve vergi benzeri ödemeler sözleşmeden aksine hüküm belirlenmedi ise ev sahibine aittir.<br />
Kiracı kirasını zamanında ödemekle yükümlüdür. Ancak kirayı geciktirir ise ev sahibi cezalı kira vb. eksta ödemeler talep edemez. Bu durumda ev sahibi şartları da oluştu ise tahliye davası açabilir.<br />
Kiracı zamana bağlı yıpranmadan örneğin eskiyen demirbaştan, solan duvarlardan sorumlu değildir. Ev sahibi bunları kiracıdan talep edemez.<br />
Kiracının oturduğu ev, kentsel dönüşüm sebebi ile tahliye edilecekse kiracı devletten iki kiraya kadar kira yardımı alabilir.<br />
Yukarıda bahsedilenlerden tamamı kiracının hakları idi. Gayet tabi kiracıların hakları bunlardan ibaret değil ancak bunlar en önemlileri.</p>
<p><strong>Kiracının sorumluluklarına gelmek gerekirse:</strong></p>
<p><strong>Kirayı zamanında ödemek:</strong> Kiracının en önemli sorumluluğudur. Kiranın aynı yıl içerisinde iki ay geciktirilmesi durumunda ev sahibi tahliye davası ile kiracıyı çıkarabilir.</p>
<p><strong>Mülke zarar vermemek:</strong> Kiracının bir diğer sorumluluğu ise mülke zarar vermemektir. Kiracı eve zarar vermemeli ve kendi evi gibi özen göstermelidir. Ancak olağan yıpranmalardan ve eskimelerden kiracı sorumlu değildir.<br />
Gayet tabi kiracının sorumlulukları bunlardan ibaret değildir. Kiracının kanundan ve sözleşmeden doğan pek çok sorumluluğu bulunmaktadır.</p>
<h2>Ev Sahibi Kiracıyı Çıkarabilir Mi?</h2>
<p>İlk olarak şu detaydan bahsedelim. Eğer kiracı konumundaysanız ve kira sözleşmesinden doğan borçlarınızı eksiksiz olarak yerine getiriyorsanız, kiracıların hakları gereği normal şartlarda on yıl dolmadan ev sahibiniz sizi kural olarak çıkaramaz. Ancak bazı istisnai durumlar bulunmaktadır. Her olayın kendine haz şartları bulunduğunu da hatırlamakta fayda var. Bu sebeple bizimle iletişime geçerek daha detaylı bilgi alabilir ve olayı kendi özel şartları içinde değerlendirebilme imkânı bulabilirsiniz.</p>
<p>İlk olarak ev sahibinin kiracıyı çıkarabilmesi için gerekli ve haklı sebeplerinin olması gerekmektedir. Çünkü normal şartlarda kiracı kendiliğinden çıkmadığı sürece ev sahibinin kiracıyı çıkarması pek mümkün değil. Bunun nedeni özellikle son yıllarda ülkemizdeki mevzuatın kiracıyı ve tüketiciyi koruma odaklı düzenlenmesi ve değiştirilmesi. Ancak bazı durumlarda ev sahibi kiracıya tahliye davası açabilir ve kiracıyı mülkten çıkarabilir. Bu durumlar ise şu şekildedir:</p>
<p>Ev sahibi eve kendi veya yakın çevresi oturacaksa ya da eve ihtiyacı varsa: Ev sahibi eve kendisi, annesi, babası, çocuğu veya yakın çevresi oturacaksa kiracıya ev sahibi sıfatı ile tahliye davası açabilir. Ancak bu davanın açılabilmesi için iki önemli şartın sağlanması gerekir. Bu şartlardan ilki mevcut kira sözleşmesinin süresinin bitmesi, ikincisi ise eve gerçekten ihtiyaç olduğunun kanıtlanmasıdır.<br />
Yukarıda bahsedilen şartların sağlanması ile beraber ev sahibi ihtiyaç talebi ile tahliye davası açarak kiracıyı çıkarabilir. Tahliye kararının çıkması ile beraber tahliye edilen evi kira sözleşmesinde belirtilen süre boyunca kiraya verilmesi yasal olarak mümkün değildir. Aksi halde kiracı on iki aylık kira bedelini tazminat olarak kiraya verenden talep edebilir.</p>
<p><strong>Kiracının kirayı geciktirmesi:</strong> Bilindiği üzere kiracının en önemli borcu kira ödeme borcudur. Eğer kiracı aynı yıl içerisinde kiranın ödenmesini iki kez geciktirir ise ev sahibi sözleşmenin bitimi ile tahliye davası açabilir. Ancak bu davanın açılabilmesi için ev sahibinin kiranın geciktiği iki ayda da ihtar göndermesi yani kiranın geciktiğini kanıtlaması gerekir. Bu durumunda açılacak tahliye davası ile ev sahibi kiracıyı çıkartabilir.</p>
<p><strong>Kira sözleşmesinin onuncu yılını doldurması:</strong> On yıllık sürenin sonunda ev sahibi kiracıyı yasal olarak evden çıkartabilir. Bunun için ev sahibinin sözleşmenin onuncu yılını tamamlamasından üç ay önce kiracıya yazılı olarak evi tahliye etmek istediğini bildirmesi gerekmektedir. Bu durumda ev sahibinin, kiracının tutacağı yeni en için emlakçı ücretini veya nakliye ücretini karşılaması gerekmektedir. Yahut ev sahibi alternatif olarak kira bedelinin farkını kiracıya ödeyebilir.<br />
Aynı ilçede kiracının evinin bulunması: Ev sahibi, kiracının aynı ilçe içinde kendisine ait bir dairesi bulunması durumunda tahliye davası açabilir. Bu durumda tahliye davasının kira sözleşmesinin bitiminden en fazla bir ay sonra açılması gerekir.</p>
<h2>Kiracı Hakları</h2>
<p>Kiraya verenle kiracı arasındaki ilişki Türk Borçlar Kanunu uyarınca düzenlenir. Kira sözleşmeleri ile ilgili açıklamalar kanunun 299. Maddesinde kendisine yer bulur. Kiraya veren ve kiracı arasındaki sözleşme yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir.</p>
<p>Yazılı sözleşmeler taraflar arasında uyuşmazlık yaşanması halinde delil niteliğine haiz olduğundan önemlidir. Bununla birlikte kira sözleşmeleri sözlü olarak yapıldığında da geçerlidir. Sözleşme kapsamında kiraya verenin yerine getireceği yükümlülüklerin yanı sıra kiracı da kira bedelini ödemeyi taahhüt etmektedir.</p>
<p>Kontrat olarak da bilinen kira sözleşmeleri yapılırken kanunda öngörülen şekil şartına uygun hazırlandığında resmi bir nitelik taşır. Hukuki uyuşmazlıklar söz konusu olduğunda kira sözleşmesi ispat değerine sahiptir. Kiracıların sözleşme kapsamında kiraya verenden talep edebileceği çok sayıda hak bulunur.</p>
<h2>Kiracı Hakları Nelerdir?</h2>
<p><strong>Kiracı hakları şunlardır:</strong></p>
<p>Kiracı kiraladığı taşınmazda kullanıma engel durum tespit ettiğinde kira sözleşmesi süresi içerisinde bunun düzeltilmesini talep edebilir.<br />
Olağandışı hallerde kira bedelinde indirim talep etme hakkı vardır.<br />
Taşınmazı teslim ederken kiraladığı şekli ile teslim ettiğinde buna mukabil depozitosunu geri alma hakkı bulunur.<br />
Kira bedeli belirlenirken sözleşmede kararlaştırılan kira artış oranına uymayı isteme hakkı vardır.<br />
Kiralanan taşınmazın kullanım maksadına uygun olarak teslim alınması hakkı kiracı haklarından biridir.<br />
Kiralanan taşınmaz geç teslim edildiği takdirde uğranılan zarar kiraya verenden tazmin edebilme hakkı da kiracıya tanınan haklar arasındadır.<br />
TBK kapsamında kiralayan kendisine yüklenen edimleri ifa etmediğinde kiracı sözleşmeyi feshedebilir.<br />
Taşınmaz kullanılırken oluşan yan giderleri kiraya verenden talep etme hakkı bulunur.<br />
Sözleşme süresi içerisindeyken kiralanan taşınmazı kullanma hakkı vardır.<br />
Haklı bir gerekçe olmadan sözleşme süresi boyunca kiralanan taşınmazdan çıkarılmama hakkını kiracı kullanabilir.<br />
Kiralayandan yazılı izin alınmak sureti ile kiralanan taşınmazı alt kiraya verebilme hakkı da kiracıya tanınan haklar arasında yer alır.</p>
<h2>Kontratsız Kiracı Hakları</h2>
<p>Kira sözleşmeleri Türk Borçlar Kanunu uyarınca hazırlanır ve karşılıklı irade beyanı sözleşme sırasında esas alınır. Kira sözleşmesi yazılı olabileceği gibi sözlü şekilde de tesis edilebilir. Yazılı ve sözlü kira sözleşmeleri kanun uyarınca geçerli kabul edilmektedir.</p>
<p>Sözleşme yazılı olarak yapılmadığında kiracının sahip olduğu haklar yazılı sözleşmede yer alanlarla aynıdır. Kiraya verenle kiracı arasında bir uyuşmazlık yaşanması durumunda tarafların dilekçe hazırladıklarında dayanak olarak gösterdikleri delillerle vakıayı ispatlayabilmesi söz konusu olur.</p>
<h2>Oturduğu Evi Satılan Kiracının Hakları</h2>
<p>Kiracının oturduğu ev satıldığında sözleşme süresi sonlanana kadar yeni malikle kurulan ilişki eski malikle olan haliyle devam eder. Türk Borçlar Kanunu 310-311 bu konuya ilişkin düzenlemeleri içerir. Kira sözleşmesi mevcut hali ile sözleşme sonuna kadar korunur.</p>
<p>Bununla birlikte yeni malik sözleşmeyi süresi geldiğinde sonlandırma hakkına sahip olur. Sözleşme süresi dolmadan yeni malik kiracıyı tahliye edememektedir. Sözleşme süresinin bitiminden önce kiracıya yazılı bildirim yaparak yeni malik evin tahliye edilmesini kiracıdan talep edebilir.</p>
<h2>Kentsel Dönüşüm Çerçevesinde Kiracı Hakları</h2>
<p>Kentsel dönüşüm özellikle deprem riski altında olan bölgelerde daha da önemli hale gelen bir problemdir. Bu kapsamda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar bulunmaktadır. Kentsel dönüşüm kapsamında yer alan riskli binalar yıkılacağı zaman kiracıların da tıpkı malikler gibi yapıyı süresi içinde terk etmesi zorunludur.</p>
<p>Kiracı yapıyı terk etmediğinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine bildirilmeleri gerekir. Riski yapıyı tahliye etmeyen, iş ve işlemleri engelleyen kiracıya yönelik olarak işlenen fiil ve halin durumuna bağlı olarak Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.</p>
<p>Kanun kapsamında kiracılar riskli binayı tahliye edecekleri zaman bir defaya mahsus olmak üzere taşınma masrafları göz önünde bulundurularak kira yardımı alabilmektedir. Kiracı kira yardımı almak istediğinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ilgili belgelerle birlikte başvurması gerekir.</p>
<p>Kiracıdan istenecek belgeler ise nüfus cüzdanı fotokopisi, kiracı üzerine kayıtlı herhangi bir fatura ya da riskli yapıda oturduğuna dair nüfus müdürlüğünce hazırlanan adrese dayalı nüfus kayıt numunesi, konutun tahliye edildiğini gösteren ve yeni adresini beyan edebileceği adrese dayalı nüfus kayıt örneğidir.</p>
<p><strong>1 Yıllık Kiracı Hakları</strong></p>
<p>Kira sözleşmesi yapılması durumunda kiracı hakları da gündeme gelir. Sözleşme yazılı ya da sözlü olduğunda kiracıya tanınan haklarda bir değişiklik olmaz. Kanunda öngörülen kiracı hakları 1 yıllık ya da 5 yıllık fark etmeksizin tüm kiracılar için geçerlidir. Bununla birlikte 10 yıllık kiracı hakları söz konusu olduğunda kiraya verenin sözleşme bitimine 3 ay kala bildirim yapmak sureti ile sözleşmeyi feshetme hakkı vardır.</p>
<p>Bir yıl sonunda sözleşme bittiğinde kiracı tarafından sonlandırılmazsa ve kiraya veren de haklı bir nedene ve kanunda sınırlı tutulan gerekçelere sahip değilse sözleşme kendiliğinden devam eder. Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiracıların haklarının daha fazla gözetildiği görülmektedir. Kiraya verenin sözleşmeyi sonlandırabilmesi için hukuki açıdan geçerli sebepleri olması gerekir.</p>
<p>Konut kiralamalarında genellikle sözleşme yapılırken 1 yıllık olarak düzenlenmektedir. Süre sonunda tarafların sözleşmeyi karşılıklı olarak sonlandırmaması durumunda sözleşme kendiliğinden devam eder. Kira sözleşmesinin bitmesi durumunda kanun kiracıdan yana olurken kiralayan belirli koşullarda kiracıyı tahliye edebilme hakkına sahiptir.</p>
<p>Kiraya veren tahliye taahhütnamesine sahip olduğunda, kiracı 10 yıllık süreyi doldurduğunda, taşınmazda yenilenme, inşa veya imar söz konusu ise kiracıyı kanun yoluna başvurarak çıkarabilir. Kiracının kirasını ödememesi durumunda da kiraya veren haklı sebeplere dayanarak tahliye davası açabileceği gibi icra takibi de başlatabilir.</p>
<p><strong>5 Yıllık Kiracı Hakları</strong></p>
<p>6908 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiraya veren ve kiralayan arasındaki ilişki sözleşme ile düzenlenir. Bu sözleşme yazılı ya da sözlü olarak hazırlanabilir. Sözleşme, her iki durumda da geçerlilik taşır.</p>
<p>Kanun daha ziyade kiracılardan yana bir tavır takınırken kiralayan açısından da haklarının suiistimal edilmemesi için birtakım tedbirler alır. Kiraya veren kiracıyı dilediği şekilde sınırsız bir serbesti içinde tahliye edebilme hakkına sahip değildir.</p>
<p>Kiraya veren kanunda öngörülen sebepler oluşmadan kiracıyı dilediği gibi tahliye edemez. Ayrıca tahliye etmek istediğinde kanundaki sınırlı sayıda gerekçeye de sahip olması istenir. Çatılı iş yerinin yanı sıra konut kiralaması yapılırken sözleşme süreli ise ve süre sonuna gelindiğinde sözleşme kendiliğinden sonlanmaz.</p>
<p>Kiraya verenin noter kanalı ile kiracıya sözleşme bitiş tarihinden 15 gün önce bildirim yapması gerekmektedir. Bu kural 5 yıllık kiracı için de geçerlidir. Kiraya veren süresi içinde bildirim yapmadığı takdirde sözleşme kendiliğinden bir yıl daha uzar.</p>
<p><strong>10 Yıllık Kiracı Hakları</strong></p>
<p>Kiracı taşınmazı 10 yıldır kullanıyor ise kiraya veren sözleşme bitimine 3 ay kala noter kanalı ile tebligat gönderdiğinde kiracı sözleşme sonunda taşınmazı boşaltmakla yükümlü olur. Kiracının taşınmazı boşaltmadığı hallerde kiraya veren tahliye davası açarak kiracıyı çıkarabilir.</p>
<p>Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından çözülen bu uyuşmazlık sebebi ile kiracı kısa sürede tahliye edilebilmektedir. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kiracının yerleşim yeri mahkemesi ya da kira sözleşmesinin ifa edilmiş olduğu yer mahkemesidir.</p>
<p><strong>20 Yıllık Kiracı Hakları</strong></p>
<p>Geçerli bir kira sözleşmesine taraf olanlardan biri kiracıdır. Diğer taraf ise kiraya veren olarak adlandırılır. Kiraya verenle kiracı arasındaki kontrat sözlü ya da yazılı olmasına bakılmaksızın Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilir.</p>
<p>Taraflar sözleşme uyarınca karşılıklı hak ve yükümlülüklere sahip olurken kanun kiracıdan yana tavır sergilemesi ile de dikkat çeker. Bununla birlikte kiraya verenin haklarının suiistimal edilmesine de müsaade etmez.</p>
<p>Türk Borçlar Kanunu 6098 sayı ile yürürlükte olurken 299. Maddesi kapsamında kira sözleşmelerinin özellikleri belirlenmiştir. Kira sözleşmesi ile sözleşmeye taraf olanlar borç yükü altına girer. Karşılıklı hak ve yükümlülükler kanunla güvence altına alınır.</p>
<p>Kiracı kanunun öngördüğü hakları kullanabilir. Kiraya verenin kiracıyı çıkarabilmesi için hukuki dayanağının olması icap eder. Kiracının kirasını ödememesi, tahliye taahhütnamesi imzalanmış olması gibi gerekçeler kiracının tahliyesinde geçerlidir.</p>
<p><strong>Kiracıların Hakları 2023</strong></p>
<p>Kiracı kiralananı talep etme hakkına sahip olan taraftır. Kiraya verenin kiralananla ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu sigorta, vergi ve benzeri borçlar sözleşmede aksi belirtilmediği sürece kendisine aittir. Kiraya veren yan giderleri ödemekle yükümlü olurken kiracının kiraya verenden bunu talep etme hakkı bulunur.</p>
<p>Kiralanan ayıplı olarak teslim edildiğinde ya da sonradan ayıplı hale geldiğinde kiracı ayıbın giderilmesini isteme hakkına sahip olan taraftır. Bu ayıbın makul bir sürede giderilmesini talep etme hakkı da kiracıya tanınan haklardan biridir.</p>
<p>Taşınmaz kiralarında kiracının sahip olduğu bir diğer hak da kira sözleşmesi ile kiracılık hakkının tapu siciline kaydedilmesi hakkıdır. Üçüncü kişilerin kiralanana yönelik ve kiracının haklarına zarar verecek girişimlerinde kiracı kiraya verenden davayı üstlenmesini talep etme hakkına sahiptir. Kiraya veren kiracının uğradığı zararı gidermekle mükelleftir.</p>
<p>Kiralanandaki kusurlar kiraya verenin sorumluluğunda olmadığı takdirde kiraya veren bunu ispatlamakla yükümlüdür. Aksi durumda taşınmazdaki ayıptan kaynaklanan zararı kiracıya ödemekle yükümlüdür.</p>
<h2>Kiracı Hakları Hangi Kanunda Düzenlenmiştir?</h2>
<p>Kiraya verenle kiracı arasında kurulan ilişki Türk Borçlar Kanunu kapsamında görülür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 11.01.2011 yılında 4.02.2011 tarihli Resmî Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, 27836 sayı numarası ile yayımlanmıştır.</p>
<p>Kanun uyarınca kiracıların sahip olduğu hakların yanı sıra kiraya verenlerin de hak ve yükümlülükleri açıklanır. Kiraya veren ve kiracı uyuşmazlıkları söz konusu olduğunda kanuna göre hareket edilir.</p>
<h2>Ev Sahibinin Hakları</h2>
<p><strong>Ev sahibinin hakları şunlardır:</strong></p>
<p>Kiraya veren olarak da ifade edilebilen ev sahibi kiracıdan kira bedelini ödemesini talep etme hakkına sahiptir.<br />
Kiraya veren kira ödemesinin süre bitiminde ve her ayın sonunda kira tutarını ve yan giderleri kiracıdan ödemesini talep edebilir.<br />
Kiracı kira bedelini yatırmadığında kiraya veren yazılı bir süre verdikten sonra bu yasal sürenin bitiminde kiracıyı tahliye edebilme hakkına sahiptir.<br />
Ev sahibinin haklarından biri de kiracının kiralananın olağan kullanımından doğan temizlik ve bakım masraflarına katlanmasını istemektir.<br />
Kiralananda giderilmesi gereken ayıplar varsa ve bu durum ev sahibine bildirilmemiş ise gecikme söz konusu olduğunda kiracıdan bu masraflara katlanması talep edilebilir.<br />
Ev sahibi bakım, sonraki kiralama ya da satış söz konusu olduğunda zorunluluk halinde taşınmazı üçüncü kişilere gezdirme hakkını kullanabilir.</p>
<h2>İş Yeri (Dükkân) Sahibinin Hakları Nelerdir?</h2>
<p>Dükkân niteliğine haiz olan taşınmazlarda iktisadi ve ekonomik faaliyetlerin yapılması durumunda çatılı iş yerleri için geçerli olan kanun maddeleri uygulanır. Bu kapsamda Türk Borçlar Kanunu 399. Maddesi uyarınca öngörülen hükümlere göre hareket edilmektedir.</p>
<p>Kiraya veren bu kanun kapsamında kiracısını kanunda ön görülen hallerin oluşması durumunda çıkarabilir. Yapılan sözleşmenin belirli süreli olması halinde süre sonunda sözleşme kendiliğinden sonlanmaz. Kiraya verenin sözleşme bitimine 15 gün kala bildirim yapması ve bunu noter kanalı ile yazılı şekilde gerçekleştirmesi gerekir.</p>
<p>Aksi durumda sözleşme kendiliğinden 1 yıl daha devam eder. Kiracı taşınmazı boşaltmak isterse kanun kiracıya sözleşme bitimine 15 gün kala yazılı bildirim yapması halinde sözleşmeyi feshetme hakkı tanır. Kiraya verenin sözleşmeyi feshedebilmesi için hukuki dayanaklarının olması gerekirken kanun yoluna başvurması da zorunludur.</p>
<p>Kiraya veren sınırsız haklara sahip değildir ve sahip olduğu hakları da rastgele kullanamamaktadır. Fesih bildirimi yolu ile sözleşmeyi sonlandırma hakkı yalnız kiracıya ait bir hak olup kanunda bu konuya yer verilmiştir. Kiraya verenin kiracıyı tahliye edebilmesi için kanunda öngörülen koşullar şunlardır:</p>
<p>Kiracının kirayı ödememesi,<br />
Kiraya verenin elinde tahliye taahhütnamesinin olması,<br />
10 yıllık sözleşme süresinin bitmesine 3 ay kala kiraya verenin kiralayana yazılı bildirim yapması.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/kiraci-haklari-kontratli-ve-kontratsiz-kiraci-haklari/">Kiracı Hakları Kontratlı ve Kontratsız Kiracı Hakları</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vergi Hukuku</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/vergi-hukuku/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vergi-hukuku</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:16:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Vergi]]></category>
		<category><![CDATA[Vergi Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=880</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vergi; devletin kamu hizmetlerini icra etmek için kişi ve kurumlardan, kişi ve kurumların iradesi dikkate alınmaksızın, yasaya dayanılarak, cebren ve karşılıksız olarak ilgililerin ekonomik güçleri gözetilerek alınan ekonomik değeri ifade eder. Konusunu vergi oluşturan bilumum iş, işlem ve uyuşmazlığa ilişkin kurallar ve ilkeler ise vergi hukukunun inceleme alanına girer. Vergi hukuku, maddi vergi hukuku ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/vergi-hukuku/">Vergi Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vergi; devletin kamu hizmetlerini icra etmek için kişi ve kurumlardan, kişi ve kurumların iradesi dikkate alınmaksızın, yasaya dayanılarak, cebren ve karşılıksız olarak ilgililerin ekonomik güçleri gözetilerek alınan ekonomik değeri ifade eder. Konusunu vergi oluşturan bilumum iş, işlem ve uyuşmazlığa ilişkin kurallar ve ilkeler ise <strong>vergi hukuku</strong>nun inceleme alanına girer. Vergi hukuku, maddi vergi hukuku ve şekli vergi hukuku olmak üzere iki başlıkta incelenir.</p>
<p>Maddi vergi hukuku, vergi borcuna ilişkin hak ve ödevlerin doğması, son bulması ve bunların tabi olduğu hukuki ilkeleri düzenler. Şekli vergi hukuku ise şekle dair ödevlerin incelendiği, düzenleme altına alındığı alt daldır. Şekli vergi hukuku, hükümleri itibariyle maddi vergi hukukuna kıyasla daha genel kapsamlıdır. <strong>Vergi hukuku</strong>nun asli kaynağı ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’dur.</p>
<p><strong>Vergi hukuku</strong>; vergi ödevinin vasfına, vergi borcunun doğmasına ve son bulmasına dair maddi ve şekli hukuk kurallarını ihtiva eden, inceleyen ve düzenleyen hukuk dalıdır. Özel – kamu hukuku tasnifinde kamu hukuku içinde yer alır; zira, devletin egemenliğinden doğan otoritesi kullanılarak vergilendirme işlemi icra edilir. Anayasa hukuku, idare hukuku, ceza hukuku, muhakeme hukuku ve devletler genel hukuku gibi kamu hukuku içinde yer alan hukuk dallarıyla yakından ilişkilidir.</p>
<p><strong>Vergi hukuku</strong>nu genel vergi hukuku ve özel vergi hukuku olmak üzere iki başlıkta incelemek yerinde olacaktır. Genel vergi hukuku; vergi hukukunun tamamına dair ve bilumum vergilerde uygulanacak temel kurallar ve ilkeler, vergilendirmeden doğan uyuşmazlıklar, vergi borcu ve vergi ilişkisinin vasfı, vergi borcunun doğması ve son bulması hususları incelenir. Özel vergi hukukunda ise konularına göre tek tek vergiler incelenir ve bunları hüküm altına alan yasalar tanzim edilir.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/vergi-hukuku/">Vergi Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sözleşmeler Hukuku</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/sozlesmeler-hukuku/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sozlesmeler-hukuku</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:14:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Sözleşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sözleşmeler Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.1’de; “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Sözleşme kavramı, öğretide farklı anlamlara gelecek şekilde kullanılmaktadır. En az iki tarafın hukuksal bir neticeye ulaşmak amacıyla, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları sonucu meydana gelen hukuki işlem, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/sozlesmeler-hukuku/">Sözleşmeler Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.1’de; “<em>Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.</em>” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Sözleşme kavramı, öğretide farklı anlamlara gelecek şekilde kullanılmaktadır. En az iki tarafın hukuksal bir neticeye ulaşmak amacıyla, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları sonucu meydana gelen hukuki işlem, dar anlamda sözleşmeyi ifade eder.</p>
<p>Geniş anlamda sözleşme ise işbu hukuki işlemle birlikte tesis edilen hukuki ilişkidir. <strong>Sözleşmeler hukuku</strong>, sözleşmelere ilişkin kuralları, ilkeleri, usul ve esasları inceleyen ve düzenleyen hukuk dalıdır. İş sözleşmeleri, reklam sözleşmeleri, alım satım sözleşmeleri, şirket ana sözleşmeleri, kira sözleşmeleri, franchising sözleşmeleri ve e – ticaret sözleşmeleri, <em>sözleşmeler hukuku</em>nun inceleme alanına giren ve uygulamada sıkça karşılaşılan sözleşmelerden bazılarıdır.</p>
<p>Borçlar hukukuna temel teşkil eden ve önemli bir bölümü oluşturan <strong>sözleşmeler hukuku</strong>nun bağlayıcı ilkeleri; sözleşme yapma – yapmama hürriyeti (sözleşme serbestisi), tarafların iradeleri ve sözleşme hükümleri çerçevesinde hakların koruma altına alınması ilkeleridir. <em>Sözleşmeler hukuku</em>na hakim olan temel ilkelerin hüküm altına alındığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, <strong>sözleşmeler hukuku</strong>nun asli kaynağıdır.</p>
<p>En az iki gerçek veya tüzel kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla tesis edilen hukuki işleme “sözleşme” denir. Sözleşme ile birlikte birtakım haklar ve yükümlülükler doğar. Herkes, sözleşme yapma hakkını haizdir. Nitekim 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyet Anayasası’nın 48. maddesi, bireylerin sözleşme yapma özgürlüğünü güvence altına almaktadır.</p>
<p>Sözleşme tarafları, genel hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmediği takdirde, istedikleri konuda irade beyanında bulunabilir, sözleşme düzenleyebilir. Yaşamın doğal seyri içinde pek çok ilişkinin temelini sözleşmeler oluşturur. <strong>Sözleşmeler hukuku</strong>, sözleşmelerden doğan hukuki ilişkilerin incelendiği, kuralların belirlenerek tanzim edildiği hukuki disiplindir.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/sozlesmeler-hukuku/">Sözleşmeler Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigorta Hukuku</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/sigorta-hukuku/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sigorta-hukuku</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:13:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=871</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigorta hukuku; kamu kuralları ile tesis edilen sosyal sigortalar ile özel hukuk kuralları kapsamında düzenlenen bir sigorta sözleşmesinden doğan sigorta ilişkisini inceleyen, düzenleme altına alan hukuk disiplinidir. Temelde, sosyal sigortalar ve özel sigortalar olmak üzere iki başlıkta incelenir. Sosyal Sigorta Hukuku Sosyal sigortaları inceleyen hukuk alt dalıdır. Sosyal sigortalar, mevcut piyasa koşullarında sigorta güvencesine sahip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/sigorta-hukuku/">Sigorta Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigorta hukuku</strong>; kamu kuralları ile tesis edilen sosyal sigortalar ile özel hukuk kuralları kapsamında düzenlenen bir sigorta sözleşmesinden doğan sigorta ilişkisini inceleyen, düzenleme altına alan hukuk disiplinidir. Temelde, sosyal sigortalar ve özel sigortalar olmak üzere iki başlıkta incelenir.</p>
<ul>
<li>
<h2>Sosyal Sigorta Hukuku</h2>
</li>
</ul>
<p>Sosyal sigortaları inceleyen hukuk alt dalıdır. Sosyal sigortalar, mevcut piyasa koşullarında sigorta güvencesine sahip olmak adına gereken maddi imkanı elinde bulundurmayan kişilerin teminat altına alınması için kamu eliyle yapılan sigortaları ifade eder. Sosyal sigortalar, temelde kamu yararını amaçlar. Sosyal sigorta türleri, sosyal sigorta yapan kurumlar, sosyal sigortadan faydalanma şartları vs. hususlar, <strong>sosyal sigorta hukuku</strong>nun başlıca inceleme alanlarıdır.</p>
<ul>
<li>
<h2>Özel Sigorta Hukuku</h2>
</li>
</ul>
<p><strong>Özel sigorta hukuku</strong>; tarafların serbest iradeleriyle kurdukları sigorta sözleşmeleriyle tesis edilen, kişileri para ile ölçülebilen bilumum menfaatini teminat altına almak adına özel hukuk hükümlerine tabi olan sigorta ilişkisini inceler, düzenleme altına alır. Bu bağlamda, özel hukuka tabi olarak düzenlenen sigorta sözleşmeleri, özel sigorta hukukunun konusunu teşkil eder. Sigorta sözleşmesi hükümleri, sözleşmenin akdi, sigorta sözleşmesi türleri, sigortacılık faaliyetleri vs. konular da özel sigorta hukukunun inceleme alanına giren başlıca hususlardır.</p>
<h3>Sigorta Sözleşmesi</h3>
<p><strong>Sigorta sözleşmesi</strong>, sigorta ettiren ve sigortacının karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulan, rızai bir sözleşmedir. İşbu sözleşme, tam iki tarafa borç yükler. Sigorta sözleşmesi ile sigorta ettiren prim ödeme; sigortacı ise riski taşıma borcu altına girer. Sürekli edim doğuran bir sözleşme olan sigorta sözleşmesi, güvene ve azami iyi niyete dayanır. Sigorta sözleşmesinde poliçenin mevcudiyeti, sözleşmeyi şekle tabi sözleşme kılmaz; zira, işbu sözleşme şekle tabi değildir ve poliçe yalnızca ispat aracı olarak kullanılır.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/sigorta-hukuku/">Sigorta Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KVKK Danışmanlığı</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/kvkk-danismanligi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kvkk-danismanligi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[KVKK]]></category>
		<category><![CDATA[KVKK Danışmanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), kişisel verilerin korunması ve gözetilmesi amacıyla tesis edilen denetleyici ve düzenleyici kurumdur. 24.3.2016’da TBMM’de kabul edilmesini takiben 7.4.2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. KVKK, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.19 hükmü uyarınca kamu tüzel kişiliğine sahip, idari özerkliği haiz olan kamu kurumudur. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/kvkk-danismanligi/">KVKK Danışmanlığı</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK)</strong>, kişisel verilerin korunması ve gözetilmesi amacıyla tesis edilen denetleyici ve düzenleyici kurumdur. 24.3.2016’da TBMM’de kabul edilmesini takiben 7.4.2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. KVKK, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.19 hükmü uyarınca kamu tüzel kişiliğine sahip, idari özerkliği haiz olan kamu kurumudur.</p>
<p><strong>Kişisel Verilerin Korunması Kanunu</strong> ile kişisel veriler işlenirken kişilerin özel yaşamının gizliliği, temel hak ve özgürlüklerinin korunması, kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülükleri, tabi oldukları usul ve esaslar hüküm altına alınmıştır. KVKK danışmanlığı; kasıtlı, ihmali veya hatalı bir iş veya işlem sebebiyle 6698 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eden ve ilgilinin hak, menfaat, maddiyat ve zaman kaybı yaşamasına zemin hazırlayan sonuçların yaşanmaması adına koruyucu ve önleyici danışmanlık faaliyetidir.</p>
<p><strong>KVKK danışmanlığı</strong>, ancak hukuki bilgi, birikim, müktesebat ve deneyim sahibi kişilerce icra edilebilir. Bu itibarla, KVKK kapsamında telafisi güç kayıplar yaşanmaması adına avukat yardımına başvurmak, hukuki açıdan en doğru ve sağlıklı olan yaklaşımdır. KVKK danışmanlığı hizmetini yerine getiren avukat; sahip olduğu hukuksal bilgi ve birikimi kendisinden KVKK danışmanlığı talep eden gerçek ve tüzel kişilerin istifadesine tahsis etmek suretiyle hukuki ve maddi kayıpların önüne geçer.</p>
<p><strong>KVKK danışmanlığı</strong>; KVKK kapsamında hak ve yükümlülüklerin belirlenmesi, veri tabanı kaynaklı muhtemel hukuka aykırılıkların önüne geçilmesi, firma politikalarının (gizlilik politikası, çerez politikası, siber güvenlik politikası vb.) düzenlenmesi, KVKK kapsamında yaşanan hak ihlallerine karşı cezai ve idari sürecin başlatılması ve takibi, gizlilik sözleşmelerinin düzenlenmesi, veri güvenliği adına başvurulacak teknik önlemlere ilişkin hukuki bilgi verilmesi gibi süreçleri içerir.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/kvkk-danismanligi/">KVKK Danışmanlığı</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/is-ve-sosyal-guvenlik-hukuku/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=is-ve-sosyal-guvenlik-hukuku</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:11:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=865</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş hukuku, işçi – işveren – devlet ilişkilerini inceleyen, düzenleme altına alan hukuk dalıdır. Yalnızca iş sözleşmesi taraflarını ve taraflar arasındaki hukuksal ilişkili düzenlemez; söz konusu tarafların her birinin üyesi olabileceği örgütler de iş hukukunun inceleme ve düzenleme alanına girer. Buradan hareketle iş hukuku, iş akdine bağlı çalışanlar, çalıştıranlar ve bunların örgütleri ile devlet arasındaki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/is-ve-sosyal-guvenlik-hukuku/">İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İş hukuku</strong>, işçi – işveren – devlet ilişkilerini inceleyen, düzenleme altına alan hukuk dalıdır. Yalnızca iş sözleşmesi taraflarını ve taraflar arasındaki hukuksal ilişkili düzenlemez; söz konusu tarafların her birinin üyesi olabileceği örgütler de iş hukukunun inceleme ve düzenleme alanına girer. Buradan hareketle iş hukuku, iş akdine bağlı çalışanlar, çalıştıranlar ve bunların örgütleri ile devlet arasındaki ilişkilerin düzenleme alanı bulduğu hukuk disiplinidir.</p>
<ul>
<li><strong>Bireysel İş Hukuku</strong></li>
</ul>
<p>İş hukuku, bireysel iş hukuku ve toplu iş hukuku olmak üzere iki alt başlıkta incelenir. Tek bir işçi ve tek bir işveren arasında ferden tesis edilen iş ilişkileri, bireysel iş hukukunun inceleme alanına girer. Dolayısıyla işçi ve işveren arasındaki iş ilişkileri, ilişkilerin kurulması, sona ermesi, sona ermesinin hukuksal sonuçları, tarafların birbirlerine karşı borçları <strong>bireysel iş hukuku</strong>nun düzenlediği başlıca hususlardır. Bireysel iş hukukunun asli kaynakları; 4857 sayılı İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’dur.</p>
<ul>
<li><strong>Toplu İş Hukuku</strong></li>
</ul>
<p>İşçi  ve işverenler genellikle bireysellik yerine toplu ve örgütlü olarak bireysel hak ve menfaatlerini korumak eğilimi gösterir. Bu eğilimin bir sonucu olarak ortaya çıkan toplu iş hukuku; işçi ve işverenlerin örgütlerini, işbu örgütlerin devletle ve birbiri ile kurdukları ilişkileri, faaliyetlerini, toplu iş sözleşmelerini, toplu iş uyuşmazlıklarını ve hukuksal çözüm yollarını düzenleme altına alır. <strong>Toplu iş hukuku</strong>nun asli kaynağı, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’dur.</p>
<h2>Sosyal Güvenlik Hukuku</h2>
<p><strong>Sosyal güvenlik hukuku</strong>; işçilerin geçici ya da sürekli olarak çalışma yeteneğini kaybetmesi halinde, çalışamadığı sürelerin koruma altına alınmasına ilişkin kuralları ve ilkeleri ihtiva eden hukuk alt dalıdır. Sosyal güvenlik hukukunun asli kaynağı, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/is-ve-sosyal-guvenlik-hukuku/">İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gayrimenkul ve İmar Hukuku</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/gayrimenkul-ve-imar-hukuku/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gayrimenkul-ve-imar-hukuku</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:10:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İmar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=862</guid>

					<description><![CDATA[<p>İmar hukuku, yerleşmelerin fonksiyon ve şekil itibariyle tanzim edilerek ekonomik, kültürel, toplumsal, sosyal ve doğal koşullarla adapte edilmesi; kişilerin sosyal ve iktisadi gereksinimlerinin karşılanması ve yaşam standardının artırılması adına kaynak sağlama ve kullanma, altyapı, tasarım, donatım, yapım vs. çalışmalardan doğan ilişkilerin düzenleme altına alındığı hukuk dalıdır. İmar hukuku, yararlandığı ilkeler itibariyle “karma hukuk” dalıdır. Zira, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/gayrimenkul-ve-imar-hukuku/">Gayrimenkul ve İmar Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İmar hukuku</strong>, yerleşmelerin fonksiyon ve şekil itibariyle tanzim edilerek ekonomik, kültürel, toplumsal, sosyal ve doğal koşullarla adapte edilmesi; kişilerin sosyal ve iktisadi gereksinimlerinin karşılanması ve yaşam standardının artırılması adına kaynak sağlama ve kullanma, altyapı, tasarım, donatım, yapım vs. çalışmalardan doğan ilişkilerin düzenleme altına alındığı hukuk dalıdır.</p>
<p><strong>İmar hukuku</strong>, yararlandığı ilkeler itibariyle “karma hukuk” dalıdır. Zira, hem özel hukuk ilkelerinden hem de kamu hukuku ilkelerinden yararlanır. Anayasa hukuku, çevre hukuku, taşınmaz hukuku, idare hukuku, ceza hukuku, borçlar hukuku ve yargılama hukuku ile yakından ilişkilidir.</p>
<p><strong>İmar hukuku</strong>; kanun, yönetmelik, genelge vs. hukuksal düzenlemeler ile mahkeme kararlarından oluşan hukuki uygulamalar neticesinde imar planı, imar planının yapımı, uygulaması ve değiştirilmesi hususlarında kurallar içerir.</p>
<p>Fiziki varlığa sahip olan varlıklar, hukuk terminolojisinde “maddi mal” şeklinde karşılık bulur. Hukuk düzeni, maddi malları kendi içinde taşınır ve taşınmaz mal olmak üzere iki başlıkta inceler. <strong>Gayrimenkul hukuku</strong>nun da konusunu oluşturan taşınmaz (gayrimenkul); yerinde sabit olan, bir yerden bir başka yere nakledilmesi mümkün olmayan malları ifade eder.</p>
<p><strong>Taşınmaz hukuku</strong>; fiziksel bir varlık olan araziyi ve arazi üzerinde inşa edilen yapıları, hak sahiplerini ve taşınmaz mal ilişkilerinden doğan hukuki hadiseleri inceleyen, düzenleme altına alan hukuk dalıdır. <em>Gayrimenkul hukuku</em>nun asli kaynakları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 2644 sayılı Tapu Kanunu; <strong>İmar h<em>ukuku</em></strong>nun asli kaynağı ise 3194 sayılı İmar Kanunu’dur.</p>
<p><strong>Gayrimenkul (Taşınmaz) hukuku</strong>; konusunu taşınmaz malların oluşturduğu bilumum hukuki iş, işlem ve uyuşmazlıklar hakkında düzenlemeler ihtiva eder. Medeni hukukun kapsamlı ve hacimli bir alt disiplini olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda önemli bir yer teşkil eder.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/gayrimenkul-ve-imar-hukuku/">Gayrimenkul ve İmar Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fikri Mülkiyet Hukuku</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/fikri-mulkiyet-hukuku/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=fikri-mulkiyet-hukuku</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:06:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[fikri]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[mülkiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fikri mülkiyet hukuku; ekonomik değer taşıyan fikri emek ürünlerini koruma altına alan, fikri emek ürünlerine ilişkin hukuksal düzenlemeleri ihtiva eden hukuk dalıdır. Fikri mülkiyet hukukunun iki asli unsuru; telif hakları ve sınai mülkiyet haklarıdır. Telif hakları, bir eserin meydana getirilmesiyle birlikte re ‘sen doğar ve esere ilişkin hukuki koruma da eserin kamuya arzı ile beraber [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/fikri-mulkiyet-hukuku/">Fikri Mülkiyet Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fikri mülkiyet hukuku</strong>; ekonomik değer taşıyan fikri emek ürünlerini koruma altına alan, fikri emek ürünlerine ilişkin hukuksal düzenlemeleri ihtiva eden hukuk dalıdır. <em>Fikri mülkiyet hukuku</em>nun iki asli unsuru; telif hakları ve sınai mülkiyet haklarıdır. Telif hakları, bir eserin meydana getirilmesiyle birlikte re ‘sen doğar ve esere ilişkin hukuki koruma da eserin kamuya arzı ile beraber re’ sen sağlanır. Dolayısıyla, eserin hukuki korumadan yararlanabilmesi için ayrıca bir bildirim veya tescile gereksinim duyulmaz.</p>
<p>Sınai mülkiyet haklarında, telif haklarının aksine; hukuki korumanın sağlanabilmesi adına ilgili markanın, tasarımın veya buluşun tescil ettirilmesi icap eder. Telif hakları, eser sahibinin hakları, bağlantılı haklar, coğrafi işaretler, endüstriyel tasarım, marka, faydalı model, patent ve sınai mülkiyet hakları, <strong>fikri mülkiyet hukuku</strong>nun inceleme ve düzenleme alanına giren başlıca hususlardır.</p>
<p><strong>Fikri mülkiyet hukuku</strong>nun asli kaynakları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’dur. Fikir ve sanat eseri meydana getiren ve eserleri icra edenlerin manevi ve mali haklarının belirlenmesi, korunması, söz konusu eserlerden faydalanma koşullarının tespiti, belirlenen esas ve usullere aykırı şekilde faydalanılması durumunda uygulanacak yaptırımlar, işbu Kanun’lar ve <em>fikri mülkiyet hukuku</em> kuralları ile düzenlenmiş, hukuk güvencesi altına girmiştir.</p>
<p>Marka, tasarım, coğrafi işaret, patent, faydalı model ve geleneksel ürün adlarına dair haklar, <strong>fikri mülkiyet hukuku</strong> ile korunmaktadır. <em>Fikri mülkiyet hukuku</em>, söz konusu hakları ve hak sahiplerini hukuk güvencesi altına aldığı için teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişime de doğrudan katkı sağlar. Yine 5846 ve 6769 sayılı Kanun’lar ve <strong>fikri mülkiyet hukuku</strong> düzenlemeleri, hakların ihlali halinde başvurulacak hukuki ve cezai yaptırımları ihtiva eder.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/fikri-mulkiyet-hukuku/">Fikri Mülkiyet Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji Hukuku</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/enerji-hukuku/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=enerji-hukuku</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 23:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale ve Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enerji sektörü, dinamik ve hızla büyüyen yapısı ile ülkelerin kalkınmasına ve toplum refah seviyesine doğrudan etki eder. Enerji sektörünün önemi, hızla gelişmesi ve artan talep, enerji sektörünün hukuk kurallarıyla düzenlenmesini ve hukuk güvencesi altına alınmasını mecbur kılar. Enerji hukuku ise bu mecburiyetin bir gereği olarak oluşturulmuş hukuki disiplindir. Enerji hukuku; yenilebilir ve yenilenemez enerjinin kullanımı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/enerji-hukuku/">Enerji Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enerji sektörü, dinamik ve hızla büyüyen yapısı ile ülkelerin kalkınmasına ve toplum refah seviyesine doğrudan etki eder. Enerji sektörünün önemi, hızla gelişmesi ve artan talep, enerji sektörünün hukuk kurallarıyla düzenlenmesini ve hukuk güvencesi altına alınmasını mecbur kılar. <strong>Enerji hukuku</strong> ise bu mecburiyetin bir gereği olarak oluşturulmuş hukuki disiplindir.</p>
<p><strong>Enerji hukuku</strong>; yenilebilir ve yenilenemez enerjinin kullanımı ve vergilendirilmesi başta olmak üzere, enerji ve enerji kaynaklarına ilişkin hususları düzenleme altına alan hukuk dalıdır. <em>Enerji hukuku</em>nun inceleme alanına giren başlıca konular; petrol, doğalgaz, elektrik, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) piyasaları ve yenilenebilir enerji kaynakları şeklinde sıralanabilir.</p>
<p><strong>Enerji hukuku</strong>, hukukun diğer alt disiplinlerine kıyasla genç bir hukuk dalıdır. Zira, <em>enerji hukuku</em>na dair ilk hukuksal düzenlemeler, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında yapılmıştır. 20. Yüzyıl ortalarında yapılan bazı uluslararası sözleşmelerle <strong>enerji hukuku</strong>na ilişkin kurallar hüküm altına alınmış olsa da ayrı ve bağımsız bir bölüm olarak düzenleme alanı bulmamıştır. Bu itibarla, işbu konuya dair düzenlemeler, genellikle ikincil hukuki kaynaklar aracılığıyla yürürlüğe konmuştur.</p>
<p><strong>Enerji hukuku</strong> başlığı altında Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) hakkında bilgi vermek, konu bütünlüğü açısından yerinde bir yaklaşım olacaktır. Enerji Piyasası denetleme Kurumu, idari ve mali açlardan özerlik sahibi kamu tüzel kişiliğidir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ise EPDK’nin temsil ve karar organıdır. EPDK; petrol, LPG, elektrik ve doğalgaz piyasasına ilişkin düzenlemede bulunma ve deneyim yapma yetkisini haizdir.</p>
<p>EPDK; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde tüzel kişiliklerin lisanslarının verilmesi, enerji piyasasının performansının izlenmesi, işletme hakkı devrinde uygulanacak prosedürün belirlenmesi, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin düzenlenmesi, uygulanması, fiyatlandırma esaslarının tespiti ve serbest olmayan tüketicilere yönelik satışın fiyatlandırmasının belirlenmesi vs. işlerle görevli tayin edilmiş kamu tüzel kişiliğidir.</p><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/enerji-hukuku/">Enerji Hukuku</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Velayet Hakkı Nedir? Neleri Kapsar?</title>
		<link>https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/velayet-hakki-nedir-neleri-kapsar/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=velayet-hakki-nedir-neleri-kapsar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. İbrahim Tıpırdamaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 22:28:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/?p=661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Velayet Hakkı Nedir? Velayet hakkının tanımı, Medeni Kanun’da açık bir şekilde yapılmamıştır. Doktrinde kabul edilen tanıma göre velayet hakkı; anne ve babanın, kural olarak ergin olmayan, bazı durumlarda ise ergin olan çocukların, kişilikleri ve malvarlığı üzerinde sahip olduğu haklardır. Bununla birlikte, velayet konusunda, anne babaya sadece haklar değil, birtakım ödevler de yüklenmiştir. Velayet Hakkının Özellikleri Nelerdir? Velayet hakkı, ana [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/velayet-hakki-nedir-neleri-kapsar/">Velayet Hakkı Nedir? Neleri Kapsar?</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Velayet Hakkı Nedir?</strong></h2>
<p><strong>Velayet hakkının </strong>tanımı, Medeni Kanun’da açık bir şekilde yapılmamıştır. Doktrinde kabul edilen tanıma göre <strong>velayet hakkı</strong>; anne ve babanın, kural olarak ergin olmayan, bazı durumlarda ise ergin olan çocukların, kişilikleri ve malvarlığı üzerinde sahip olduğu haklardır. Bununla birlikte, <strong>velayet</strong> konusunda, anne babaya sadece haklar değil, birtakım ödevler de yüklenmiştir.</p>
<h2><strong>Velayet Hakkının Özellikleri Nelerdir?</strong></h2>
<ul>
<li>Velayet hakkı, ana babaya sıkı sıkıya bağlı bir kişilik hakkı niteliğindedir.</li>
<li>İntikale elverişli bir hak değildir.</li>
<li>Başkalarına devredilemez, mirasçılara geçmez.</li>
<li>Hakim, vasi atanmasına gerek görmüyorsa, kısıtlanan ergin çocuklar da, ana babanın velayeti altına girer.</li>
</ul>
<h2><strong>Velayet Hakkına Kimler Sahiptir?</strong></h2>
<h3><strong>1-) Anne ve Baba Evliyse</strong></h3>
<p>Evlilik birliği devam ettiği müddetçe, anne ve baba velayeti birlikte kullanır(MK. m. 336/1) . Ortak hayata son verilir veya eşler ayrılık kararı alırsa, hakim velayeti eşlerden birine verebilir (MK. m. 336/2).</p>
<h3><strong>2-) Eşlerden Birinin Ölümü veya Boşanma Halinde</strong></h3>
<p>Anne veya babadan birisi ölürse, velayet sağ kalan eşe verilir. Eğer, anne ve baba <a href="https://avukatozdenkeles.com/bosanma-nedenleri-nelerdir/">boşanırsa</a>, velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olur( MK. m. 336/3).</p>
<h3><strong>3-) Anne ve Baba Evli Değilse</strong></h3>
<p>Anne ve baba evli değilse(çocuk, evlilik dışında doğmuşsa), çocuğun velayeti kural olarak anneye aittir(MK. m. 337/1). Ancak, anne; küçükse, kısıtlıysa, ölmüşse veya velayet kendisinden alınmışsa, hakim, çocuğun menfaatine göre, velayeti babaya verebilir ya da çocuğa vasi atayabilir.</p>
<h3><strong>4-) Çocuk, Evlat Edinilirse</strong></h3>
<p>Çocuk evlat edinilirse, velayet, evlat edinen kişiye geçer( MK. m. 314).</p>
<h2><strong>Velayet Hakkı Ne Zamana Kadar Devam Eder?</strong></h2>
<p>Ergin olmayan, yani 18 yaşını doldurmayan çocuk, anne ve babasının velayeti altındadır. Ergin olan çocuk, kural olarak anne ve babasının velayeti altından çıkar(MK. m. 335/1).</p>
<p>Ergin olan; ancak hakkında kısıtlılık kararı verilen çocuklar, hakim vasi atamasına karar vermedikçe, anne ve babanın velayeti altına bırakılabilir(MK. m. 335/2).</p>
<h2><strong>Velayet Hakkı Neleri Kapsar?</strong></h2>
<h3><strong>1-) Çocuğun Kişiliği Açısından</strong></h3>
<ul>
<li>Anne ve babanın, velayet devam ettiği sürece, çocuk üzerinde egemenlik hakları vardır. Evlilik devam ettiği sürece, anne ve baba, bu hakkı birlikte kullanırlar.</li>
<li>Velayet altında bulunan çocuğa ismini, anne ve babası birlikte koyar(MK. m. 339/5).</li>
<li>Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, kural olarak anne ve babasının yerleşim yeridir. Ancak, anne ve babanın ortak bir yerleşim yeri yoksa, çocuk hangi tarafa bırakıldıysa, onun yerleşim yeridir(MK. m. 21).</li>
<li>Anne ve baba, çocuklarını, imkanlarına göre eğitirler. Anne ve baba, çocuğun; bedensel, zihinsel, ahlaki, toplumsal ve ruhsal gelişimini sağlamakla ve onu korumakla yükümlüdür(MK m. 340).</li>
<li>Çocuğun, dini eğitimini belirleme hakkı, anne ve babaya aittir. Anne ve babanın, bu konudaki hakkı sınırlandırılamaz. Ancak, çocuk ergin olduktan sonra, dinini serbestçe seçebilir(MK. m. 341).</li>
<li>Anne ve baba, çocuğun eğitimi ve bakımı konusunda, onun menfaatlerini göz önünde tutmalıdır. Anne ve baba, önemli konularda, çocuğun  düşüncesini göz önünde tutmakla yükümlüdür(MK. m. 339).</li>
</ul>
<h3><strong>2-) Çocuğun Malları Açısından</strong></h3>
<ul>
<li>Anne ve baba, <strong>velayet hakkı</strong> devam ettiği müddetçe, çocuğun mallarını yönetme hakkına sahiptir. Bu hak, anne ve baba için, aynı zamanda bir yükümlülük teşkil eder. Anne ve baba, çocuğun mallarını yönetmesi dolayısıyla bir hesap ve güvence vermezler(MK. m. 352/1). Anne ve baba, bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmezse, hakim müdahale eder(MK. m.  352/2).</li>
<li>Anne ve baba, kusurları nedeniyle velayet hakları kaldırılmadıkça, çocuğun mallarını kullanma hakkına sahiptir(MK. m. 354). Bu yararlanma hakkı, çocuk ergin olana kadar devam eder.</li>
<li>Anne ve baba, çocuğun mallarını öncelikle çocuğun bakımı, eğitimi ve yetiştirilmesi için kullanır. Ancak, hakkaniyete uygun düştüğü ölçüde, bu malları ailenin ihtiyaçları için de kullanabilirler.</li>
</ul>
<h3><strong>3-) Çocuğun Korunması Açısından</strong></h3>
<ul>
<li>Çocuğun menfaati ve gelişimi tehlikeye düşerse ve anne baba bu duruma bir çare bulamazsa ya da buna imkanları yetmezse hakim, çocuğun korunması için gerekli önlemleri alır(MK. m. 346).</li>
<li>Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimi tehlikede bulunursa ya da çocuk manen terk edilmiş olursa hakim, çocuğu, anne ve babanın yanından alarak bir başka ailenin yanına ya da bir kuruma yerleştirebilir(MK. m. 347).</li>
<li>
<h2><strong>Velayetin Kaldırılması</strong></h2>
<p>Hakim, bazı durumlarda velayet hakkının kaldırılmasına karar verebilir. <strong>Velayet hakkı</strong>, aşağıda belirtilen hallerde kaldırılabilir(MK. m. 348):</p>
<ul>
<li>Anne ve babanın deneyimsiz olması, hasta olması, başka bir yerde bulunması ya da benzeri nedenlerden birisiyle velayet görevini gerektiği gibi yerine getirememesi,</li>
<li>Anne ve babanın, çocuğa yeterince ilgi göstermemesi veya ona karşı olan yükümlülüklerini önemli bir biçimde yerine getirmemesi.</li>
</ul>
<p>Velayet, anne ve babanın ikisinden de kaldırılırsa, çocuğa bir vasi atanır(MK. m. 348/2). Velayetin kaldırılması, aksi kararda belirtilmediyse, mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar(MK. m. 348/3). Örneğin; Mehmet ve Ahmet adında 2 çocuğunuz var. Hakim, Mehmet açısından velayet hakkınızı kaldırırsa, kararda aksi belirtilmedikçe Ahmet açısından da velayet hakkınız sona erer.</p>
<p>Velayetin kaldırılmasına karar verilse de, anne ve babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü sona ermez. Anne ve baba bu giderleri karşılayamıyorsa, bu giderler devlet tarafından karşılanır(MK. m. 350).</p>
<p>Velayetin kaldırılmasını gerektiren neden ortadan kalkarsa hakim, resen ya da anne babanın talebi üzerine velayeti geri verir(MK. m. 351).</p>
<h2><strong>Velayet Hakkı Ne Zaman Sona Erer?</strong></h2>
<p>Velayet, aşağıdaki hallerde sona erer:</p>
<ul>
<li>Kural olarak, çocuğun ergin olmasıyla velayet sona erer. Ancak, ergin çocuğun kısıtlanmasına karar verilirse, ergin çocuk, anne babanın velayeti altında bırakılabilir.</li>
<li>Çocuğun ölümü halinde velayet sona erer.</li>
<li>Anne ve babanın her ikisi de ölürse, velayet sona erer. Bu durumda çocuğa bir vasi atanır.</li>
<li>Hakim kararıyla velayetin kaldırılmasına karar verilirse, velayet sona erer.</li>
</ul>
</li>
</ul><p>The post <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr/velayet-hakki-nedir-neleri-kapsar/">Velayet Hakkı Nedir? Neleri Kapsar?</a> first appeared on <a href="https://www.ibrahimtipirdamaz.av.tr">Aksaray Avukat İbrahim Tıpırdamaz</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
